taha's mama blog

taha's mama blog
anne-cocuk,aile,bebek,amigurumi,örgü,süslü sofralar,hediye fikirleri,hasret,yasam..her telden blog...taha's mama blog...
yüregimdeki cümleler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yüregimdeki cümleler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Kasım 2013 Cumartesi

,,,



insan susmaktan yorulur mu? ben yoruldum! konusmak yazmak istiyorum satirlarca, sayfalarca.yüregim yangin yeri.konussam dilim yanacak, yazsam klavyem.delilikle velilik arasindandaki ince cizgideyim.kahkahalarim gözyaslarima karismis.dostlarimdan dua dileniyorum. benim dilim dönmüyo.bir aklim allahla kulun arasina araci girmemeli diyor.neden birilerinden dua istersin kendin et duani! bir aklim kim bilir hangi kulunun duasina karsilik verecekte senin yüregin felaha erecek!


bu yaz kayseride gittigim bir sohbeti animsiyorum birden.kur'an-i kerimde 40 yerde "müminler felah bullur" diye geciyo.felah bulmak icin önce zorluk gelmeli demisti üstad.ZORLUKTAN SONRA FELAH BULUNUR.en zoru yasamali ki arkasindan felah gelsin. o günden sonra hep daraldigimda insirah sursini okurken düsündüm.bu kadar zor olmazsa felahta bulamam.
notlarimdan hatirladigim kadariyla muhittin arabi diyor.
Allah cenneti yaratti.konus dedi.
"gad eflehal müminun""müminler felah bulur" buyurdu.
efleha=ferah
nasil felah bulunucak?ic alem allah ve rasulüyle beraber olursa.

bazen ic sikintilarim o kadar uzun sürüyor ki(tabi buna neden olan dis sebepler var) nerde eksik yapiyorum ki diyorum allah beni felaha ulastirmadi.belkide ic alemdeki allah ve rasulüyle beraberliktedir eksiklik.  



lale..tasavvufta allahi simgeler.hem Allah lafzindaki harflerle laledeki harfler aynidir hem ebced hesabi denilen hesapta her ikisininde harflerinin toplami 60 tir ve ebced hesabinda lale allah lafzina esdegerdir.tasvvufta lala allahi simgeler, gülse peygamberi.



gülü ve laleyi gördügümde sadece allah ve rasulünü hatirlamak istiyorum.beynimdeki fazlaliklar silinsin istiyorum.yüregimdeki bu sizi dinsin sadece Allah aski sizlatsin sol yanimi.ve yarimi solyanim diye telefonuma yeniden kaydedecek kadar güveneyim tekrardan.cok seymi istiyorum??








11 Ekim 2013 Cuma

var...



söyleyecek bir cok sözüm,kuracak bir sürü cümlem var.okunacak kitaplarim, yarim kalmis hatmim, örülecek siparislerim, oglum icin örmeyi planladiklarim,ezberlenecek yiginla almanca kelimem var.aranacak dostlarim, ziyaret edilecek yakinlarim, temizlenecek bir evim,yerlestirilecek dolaplarim var.kilinacak kaza namazlarim, edilecek bir sürü duam var.bunlarin hepsini yapmak icin bos zamanim var.ama icimde bir bosluk, icimde bir hiclik...
oysa insan küllerinden yeniden dogmayi bilmeli..

27 Mayıs 2013 Pazartesi

ne cok özledim!




her vakit namazindan sonra gözlerim cami dönüsü yolda yürüyen amcalara takilirdi.iclerinde bir tanesi vardi ki bizi görür görmez arkadas gurubuyla vedalasip yolun diger tarafina gecerdi.kucagina atlamaya, boynuna sarilmaya utansamda sicacik ellerini tutardim.

vakit ögle yada ikindiyse;bahcemize misafir olur, annemin bisey yer icer misin baba sorusuna "annen görmeden misafir ciiaarandan verde iceyim kizim" derdi.anneannem kizardi cünkü sagligina zararli diye.
eger vakit aksamsa mutlaka torunlarindan birini yanina alir " hadi bugun sen bizle ye yemegi" diyerek evin yolunu tutardi.

ne cok özledim kahverengi kareli ceketinle cami yolunda görmeyi seni.ne cok özledim üsüyen ellerimi isitmani...
benim kizlarim " at gibi" derdi.öyle severdi bizleri.at güc ve kuvvetin simgesiydi.hayvanlarin sahiydi.

" cocuk dedigin yaramazlik yapar, öyle kösede oturmaz" diyerek bizleri simartirdi hep.pencerenin önünde dizili cicek saksilarini halinin uzerine dizip uzerinden atlatirdi bizi.her rengi mevcuttu sandal ciceginin.üzerinden atlarken kirilan dallari bizim icin sevinc, anneannem icin kalp sizisiydi belki.ne emekle büyütmüstü onlari.

ne cok özledim küpe ciceginden koparmamiza izin vermeni.simdi benimde var küpe cicegim ama kulaklarim mi büyüdü yoksa ben mi..koparip küpe yapmak hicte eylenceli degil.


ne cok özledim seni dedem! 





2 Kasım 2012 Cuma

ay!

vakit gece.yuregim dolu, gozlerim nemli panjurunu kapatmadigim penceremden bulutlara takiliyo gozlerim.ve aya..
ay sanki konusuyo benimle.bak en karanlik gecede bile ben varim diyo.karartma kalbini.

parmagimi kesmisim bu aksam yemek yaparken.yuregimin sizisiyla yer degistiriyo sanki.biri hafifleyince digeri sizlamaya basliyo.
gokyuzu unutturuyo bir an sizintilari.yattigim yerden bakiniyorum oyle.bir iki yildiz ve ay.birde bulutlarin hateketi belli oluyo gece olmasina ragmen.sanki duman var gibi bi goruntu bulutlarin hareket etmesi gece.

susadigim hissediyorum.su icmek icin kapiyi actigimda kocamsn bir orumcek cikiveriyo karsima.merdivenin basinda.odamdak su sisesinde su kalmamis,orumcek yolumu kesmis asagi kata indirmiyo,elimi kestim sizliyo,sabaha cok var uykum gelmiyo.ay bana bos yere gulumsuyo tepemde.

cocukken izledigim korku filminden dolayi korkarim orumcekten ve almanya oyle bi yer ki turkiyede gormedigim buyuklukte ve cinste var.helede bahceliyse evin.
o koca orumcek kapinin altindan sigmaz dimi:((

3 Şubat 2012 Cuma

aci kandil

kandili kandil gibi yasayamamak ne aci.en büyük aci bu olsa gerek.ne oldu bana bilinmez.ne oldu yüregime bilinmez adini duyunca titreyen yüregime ne oldu.ne olduda böyle hasta.böyle ruhsuz.
kendimi sorguluyorum.hayatimi sorguluyorum.yasadiklarimi sorguluyorum.yeyip ictiklerimi,konustuklarimi,yazdiklarimi.yanlis nerede?
dilimde salevat ama yüregim titremez.hic mi kipirti yok derseniz evet var ama derinden titremez.

gönüllerin sultani...gül kokulu peygamberimin dogum gunu bugun..kandilimiz mubarek olsun..dogum günü kutlu olsun..onu seven mutlu olsun...

19 Ocak 2012 Perşembe

iki

ilk dogum gununde annecigin hala toparlayamamisti kendini.pasta bile yapmadi sana.icinde uktemi kalmisti yoksa annen hayatami donmustu yeniden bilinmez bu dogumgunune ozendi bitanem.hadi beraberce anlatalim yaptiklarimizi asama asama.hem sana hatira kalsin minigim hemde bloger teyzelerine fikir olsun.
dogum gunu hazirliklarina aylar onceden kece dogum gunu taci yaparak basladik.

bu benim ilk kece calismam olmakla birlikte patenti bana ait degil.nette gorup begenip senin icin buyuk bir heyecanla hazirladim.ha degdimi annecim o kadar ugrasmana diyosan bilemiyorum.cunku toplamda sadece 10 dk kafanda durdu yada durmadi.
sonra gelen arkadaslarina dagitmak icin bu minik kayyu bebekleri ordum.ben orerken sen cok eglendin minik kayyularla.beraber onlari konusturduk.hepsini birden yastiga dizip uyumalarini bekledik..



sonra bilgisayardan teyzenin senin icin yapmis oldugu kayyulu resminin altina orhan taha 2 yasinda yazarak ciktisini alip kayyularin ellerine diktik.ve hatta ayni resimden pecetelik ve pipet susu yaptik.

ve beklemeye koyulduk o gunun gelmesini.


dogum gununden bir gun once dogumgunu temamiza uygun olmasi babinda kayyulu kurabiye yaptik tabi sen yarimlayip yarimlayip yenisini yemek istedin.



ve sen uyurken annecigin balonlari sisirdi geceden.uyanip odaya ilk girdiginde verdigin tepki herseye degerdi bitanem,waow dedin ve arkani donup anne baaa anne baaa diyerek tavandaki balonlari isaret ettin bana.

dogum gunu sonrasi arkadaslarinla patlattik hepsini bir igne yardimiyla vede cok eglendiniz.
yemek faslina gecmeden once kisa bir kuran okuyup dua ettik.


daha once kayyu cilginligi adli postumda duvar sitickerini paylasmistim.onu ödunc olarak duvar susu yaptik.simdi tekrardan odanda asili sticker olarak.


ve masamiz...




pasta dahil hepsi anneciginin el emegi.sen pasta gelmeden once;pastayi odaya erkenden koyupta sonra kremasinin oda sicakliginda erimesinin sonucu pasta kendine gelsin diye bahceye soguga cikardigim icin pencereden bakip baki anne kayyu anne cufcuf diyerek agladin.


ve mutlu son pasta geldi gozyasi bitti...




iyiki dogdun bebegim.rabbim iyiki seni bana bahsetti.iki yila ne cok sey sigdirdik seninle ne cok ani biriktirdik.gözyaslarimiz kahkahalarimiza karisti,uykusuz geceler yerini gunduz uykularina bazende uyuyunca kendime vakit ayiramiyorum diyerek sis gozlerle nette dolanmalara birakti.bagrismalar sonrasi sirnasmalarimiz bitmedi.sen beni uzdugun zaman affettirmek icin öpucuklere bogdun ben sana kizdigimda affettirmek icin öpucuklere bogdum.hayatimi babandan once ve babandan sonra diye ikiye ayiriyodum.meger öyle degilmis.hayatim anne olmadan once ve 

anne olmadan sonra diye ikiye ayriliyomus.hayatta en buyuk ask evlatmmis.canmis.bunu ögrettin bana.zor bi cocuksun yemeyi ve uyumayi sevmezsin ama zorda guzelmis bunu ögrettin.sana hamileyken sesim kalinlasmistiya hani doktor hormonel duzelir demistide hala eski sesime kavusamayip yeni sesimle hayatima devam etmek zorunda kalmistim.bazen özlemiyo degilim hani o eski ince sesimi.hatta uzuluyorum bile.ama seni görunce seni dusununce herseye deger diyorum.senin icin herseye deger bebegim.
seni bana verene sevgini icime koyana binlerce sükür,binlerce tesekkur...


9 Ocak 2012 Pazartesi

2 ye dogru



sen ikiye dogru adim adim ilerlerken,bebeklikten yavas yavas cikip cocukluga dogru gidiyorsun.anneciginse genclikten orta yasa dogru.sen buyurken bende yaslaniyorum minicigim.
bazen bakakaliyorum sana hayranlikla.hic asik olmamisim ben meger  bu gune kadar.unuttuklarimi hatirliyorum seninle.kucuklugumde soyledgim sarkilari,oynadigim oyunlari.hoplaya ziplaya seninle oynarken kendi cocukluguma gidiyorum.mutlu bir cocukluk yasatmak istiyorum sana.bazen annemin bana bagirdigi gibi bagiriyorumya hani sana ama sonra yine o anneminbana sarilmasi gibide sariliyorum.annemde sucluluk hisseder miydi aceba bana kizdiginda diyorum.
ne cok seviyorum seni bir bilsen.
unuttugum siirleri seninle yeniden ezberliyorum.kah yilmaz erdoganin siirindeki gibi "isin zor oglum,hem buyuyecek hem bizi buyuteceksin" diyorum.kah murathan mungan gibi "ben sende bütün asklarimi temie cektim" diyorum.
mni mni bir kus donmustu sarkisini söyleyip sonra anlayabilesin diye hikayesini anlatiyorumda sende sarkiyi duyunca anne avaaa(uf olmus) diyerek kusun dondugunu söylüyosun.
2 ye dogru...
ben bebeklik hallerini simdiden özler oldum.konusmaya baslaman hosuma giderken sustugun yuz mimiklelerinle anlastigimiz gunleri simdiden  özlüyorum...
zaman nede cabuk geciyo.sen dogmusun da 1 olmusun simdide 2 olucaksin.
ve bugun beraber dogumgunu pastanin uzerini suslemek icin seker hamurundan kayyu figuru yaptik.sen mutfak tezgahnda kayyuyu görunce  önce sevinerek ortalikta sekerek dolandin.sonrakayyunun yanina oturmak istedin.ben kayyuyuyyecez simdi deyince hemen vekmeceden bir tabak aldin ve bende kayyuyu tabaga koydum.


ve sen kosarak yine cekmeceyi acip bi catal kapiverdin.once korktun yemedin.ye hadidedikce catali yaklastiriphemen cektin.sonra kolu koptu diye agladin.ama sonra catali silah yapip taa taa diye öldurdun kayyucugu ve en sonundada catalla delik desik edip halinin ve sehpanin uzerine dagittin.





17 Kasım 2011 Perşembe

Yazmak uzerine

Ilkokul yillarinda basladi bende bu yazma sevdasi.o yillarda kucuk kagitlara arkadaslarimizla birbirimize mektupvari seyler yazardik ve kendi yaptigimiz kagittan zarflara koyardik.benim cocuklugumda oyle suslu mektup kagitlari falan lukstu.bildigin defterden kopma kagitlara yazilirdi mektuplar.birinde ben dersten sikilmisken bir iki satir ciziktireyim demistim sonra ogretmen gormus ve dersle ilgilen diye uyarmisti.arkadasimin biride mektubunda bana bir daha derste yazma olurmu ogretmen kizmasin yazmisti.yasim 9 mu ne:))
Sonra birde birbirimize pecete hediye ederdik.boyle gullu dalli.yada odev defteri sayfasi.
Ve bir gun kulaklari cinlasin benim merakli annecigim cantami karistirirken gormus bu arkadasimin mektubunu.beni guzel bi fircaladi.ilk o zaman kirildi kalbim yazmaya karsin.butun mektuplari sobaya basip yakmistim vede pecete ve odevdefterikagidi koleksiyonumu.kucuk kalbim ne kadar kirildiysa bir dahada koleksiyon yapmadim:)))
Sonra ortaokul yillari.bu seferde gunluk tutmaya basladim.hatta annem okumasin diyede alfabedeki her harfe bi sekil verip kendime yeni bi alfabe bile cikarmistim.ureticilik ruhumda o zamandan varmis demekki:))
Onlarca gonderilmemis mektup yazdim.cunku yazmak iyi geliyodu ruhuma.
Lise bittiginde 3arkadas pazartesi mektuplari yazmaya karar vermistik her pazartesi mektup yaziyo ve ayda birde postaliyoduk biriken mektuplari.uzun bi muddet devam etti.sonra ne oldu neden vazgectik ben o mektuplari neden sobada yaktim gercekten hatirlamiyorum.o mektuplari ve hayatimin gecmisten kalan butun hatiralarini..ilk okuldan liseye kadar sakli duran butun karnelerimi..hepsini,hepsini..
Gel zaman git zaman bitmedi bu yazma sevdasi.nisanliyken onlarca mektup yazdim esime.ama hic birini gondermedim.icinden sadece ikisini gondermek nasip oldu.yada sadece iki defa gondermek icin yazdim.duruyomu o gondermedigin mektuplar derseniz.hayir.durmuyo.yazdiklarimi imha etmek cocukluktan kalma bi aliskanlik olmus bende sanirim.yada korkumu diyelim buna.ne diyelim adini siz koyun.ve hamileylen ogluma yazdigim mektuplarda imha edildi.
Evliligimin ilk yillarinda (aslinda hala ilk yillari sayilir.sadece dort yillik evliyim) cok yazdim.cunku yalnizdim.gurbetteydim.ve konusacak kimsem yoktu.esimle ufak bi tartismamiz olsa hemen ona mektup yaziyo,sonra ya komidinin uzerine ya yastigin uzerine birakiyodum.mektup yaziyodum cunku bi tv programinda duymistum sanirim (cok fazla tv izlemesemde)esinizle konusarak halledemediginiz seyleri yazin diyodu.bende oyle olsun istedim.seviyodumda yazmayi.hani ozamanlar henuz kalemim korelmemisti.kuvetliydi.seviyodum yazmayi.yazdiklarimida seviyodum.duygularimi yazarak cok guzel ifade edebiliyodum.sadece sorunlari degil esime karsi hissedigim guzel duygularida ona yazarak kalici bir sekilde sunmak hosuma gidiyodu.her mektubu okuyusundaysa esimin cevabi ayniydi:senin kadar turkcem olsa ben roman yazarim:)) o zamanlar bu cumleye kirilirdim simdi simdi anliyorumki yazdiklarimi begendigini gosteriyomus.oysa ben kurdugum guzel cumlelere en kotu cevap olan "BENDE" kelimesine bile raziydim o zamanlar.vede cozmek istedigimiz sorunlara karsilik surda haklisin burda haksizsin gibi cumleler.hic biri olmadi tabiki.ve ben gurbetin verdigi yalniziginda etkisiyle o kadar cok yazdim ki ona,artik sikici olmaya basladi.ve hatta bosuna bana yazma okumuyorum dedi.
Ki ben mektup yazmazsam mail yaziyodum.cunku o kadar cok seviyodumki yazmadan olmuyodu.yuregime agir geliyodu bu sevda.
Aldigim tepkilerin sonundada yazmaktan tumuyle vazgectim.sadece okur oldum.bir zaman sonra tahamin dogumuyla okumaktanda vazgectim.
Ve artik ormeye basladim:)))hahay evet ormeye.eskiden icim dolunca yaziyodum.artik oruyorum.sanmayinki yazarken ozgur olamadim,orerken ozgurum.orerekte rahatlayamaz oldum.cunku ne zaman ormeye baslasam birileri hep yorum yapti.yok o renk erkege gitmez yok o cok kucuk biraz buyuk or.ormekteki maksatim sadece rahatlamakti.sonra amigurumiyle tanistim ve oyuncak ormeye basladim.carsida haziri var emegine yazik dedi o birileri.yani oglumun babaannesi:))
Evet artik yazmaktanda okumaktanda ormektende zevk almaz olmustum.sonra bu blogu actim.ogluma dair yuregimdeki cumleler kalici olsun diyerekten.sonra burdada cok fazla icimi dokemedim.sanki engelleyen bise vardi beni.sanki yazmak bana haramdi.
Simdilerde nemi yapiyorum.yaziyorum.ama kagida degil.bloga degil.kafama!bazen bir mektup yazarmiscasina hayal ediyorum kendimi.kendimce cumleler kuruyor,bazi kelimesini begenmiyor degstiriyorum.bazen bi post yaziyorum.ama kafamda sadece.parmaklarimdan cumle olarak dokulmuyor.beynimde kaliyor butun cumleler ama ben yaziyorum.yaziyorum,anlatiyorum,bazen gulumsuyor bazen huzunleniyorum.bazen bir kac damla gozyasi dokuyorum kurdugum cumleyle sonra rahatliyorum.neden sadece hayali,kafamda yaziyorum.bilmiyorum.belki bilgisayara kaydetmeye usendigimden,belki kurdugum cumlelerin buyuklugundan,yada kucuklugunden.
Kim bilir?


12 Ekim 2011 Çarşamba

Yuregimdeki cumleler



O kadar cok cumle varki yuregimde kurulmayi bekleyen.kurulupta soze dokulmeyi,bir kagit akligina dusmeyi veya bi blogun yeni kayit tusuna tiklanip bir post olarak can bulmayi bekleyen.yuzlerce binlerce cumle.
Nedendir peki bu ice atis.yazamayis.cumlelerin buyuklugunden mi cekinir bu eller..
Peki ya gozyaslarim..onlar neden korkmaz..neden utanip cekinmeden akiverir..onlarda kalsa olmazmi yuregimde..

4 Ekim 2011 Salı

sonbahar

Dört yildir sanki bu sehirde yasamamisim.sanki ilk defa gelmis bu sehre son bahar.
Dün sabah icim daralarak basladim güne.Sebepsizmiydi bu daralma,yoksa sebebi vardida ben mi bilmiyordum yada bilipte bilmezden mi geliyorum.karmasik duygular icerisinde bocalanirken oglusumla yürümeye karar verdik.ayaklarimiz bizi önce sevdicegimin yanina sonrada parka götürdü.sonbahari izledik beraber.sonbahari icimizde hissettik.

Sonbaharin kasveti cöktü sanki icimize.daha bi buruklastik.daha bi durgunlastik.Önce agaclar gibi hissettim kendimi.sebebi bilinmez bir solgunluk bi yorgunluk.Onlar her esen rüzgarda bir kac yapragini döktükce benimde icimden biseler kopup gidiyordu sanki.Guya parka sitres atmaya keyiflenmeye gelmistik.Derken adim makinami elime basladim reim cekmeye.

gazellerin üzerine düsen günesi farkettim önce..

gazellerin arasinda kosusan oglusumu sonra...



Hayatta hüzün elbette vardi.Ama hayat sirf hüzünden ibaret degildi.Hüznün yaninda hep sevinilecek sükredilecek bir seyler vardi.Ve sonbahar bu sehirde baska güzeldi...

derken kumlara daldik oglusumla.kumda oynadik kum savasi yaptik.cocuklugumu animsadim.ne severdim toprakta oynamayi..





Ana ogul kuma bulandiktan sonra hüznümüzüde alip, yanina güzel dugular ekleyerek evin yolunu tuttuk.

23 Eylül 2011 Cuma

guzel bir gunun ardindan

guzel bi gun olacak diyerek basladim gune.guzeldide...dolu dolu yasanmis bi gundu.evet belki cok cok ozel bise yoktu.rutindi yasanalar.siradandi.ama guzeldi iste.evimi temizlemek, utumu yapmak,oglusumla bogusmak,spor yapamadim deyip hayiflanmak...diyete ragmen kucuk kacamaklar yapmak mutfakta...biraz hayale dalmak,kafamda planlar yapmak...aksami sinema gunu ilan edip sevdicegimle film izlemek...hani bunun oncesinde oglusumu uyuturken sekerleme yapmak... Kisa uykular nede tatli gelir insana.
Yine bise cikti.yine keyfim kacti.yine icimi kapladi bi huzun.incindim.belki incindigim icinde cabuk kiriliveriyorumya hani,rahatsiz oldu birileri bu kirilgan halimden.onlarda kirildim diye incindi.
Oyle boyle gecti bir gun daha
Sabah ola hayrola

7 Eylül 2011 Çarşamba

susmak!..


Susmak ne cok seyi anlatiyomus aslinda...konusmayi basaramiyosaniz bir insanla susmayi denemeliymisiniz..konusarak paylasilamayanlar susarak paylasiliyomus..susmak cok sey demekmis..
susmak
sevgiyi anlatirmis
nefreti anlatirmis
hasreti anlatirmis
suclusun demekmis
sucumu kabul ediyorum demekmis

ve daha niceleri
ve simdi avazim ciktigi kadar SUSUYORUM!..

2 Eylül 2011 Cuma

hayat


hani hayatta herseyin ters gittigini düsünürsün.sonra herseye inat, inatla tutunursun hayata.yeni hedefler koyarsin kendine.aslinda kücük ve önemsiz ama yaptim diye sevinmek icin birebirdir bu hedefler.
yasamin verdigi onca yorgunluga ragmen yinede zinde hissedersin kendini.yada öyle zannedersin yada zannetmessin bilirsin aslinda batarya zayif sinyalleri verirsinde duymazdan gelirsin.kandirirsin.önce kendini sonra kendinden bildiklerini.
yeni bi kitaba baslarsin sanki hayata yeniden baslar gibi heyecanla.yeni bir örgü baslarsin her ilmekte ne kadarda güzel benim üretimim bu diye sevinerek ve hayranlikla ördügün seyi izleyerek.
namazlara biraz daha özen gösterirsin.uyuya kalmamaya calisrsin yatsiyi kilmadan.nafileleri hatirlarsin.hacet namazini mesela.
yeni bi tarif denersin mutfakta.ama ayni zamanda diyetede baslarsin.
spora baslarsin.plates askin depresir birden.
insirah suresini okursun icin her daraldiginda.bilirsin cünkü anlamini ve güvenirsin yaradana.demiyomu bu surede "her zorluktan sonra bir kolaylik vardir.elbette her zorluktan sonra bir kolaylik vardir." nasilda biliyo.bizi bizden iyi biliyo yaradan.anlayalik diye iki kere tekrarliyo.dara düsünce hemen pes edecegimizi biliyoda bastira bastira sölüyo arka arkaya.her zorluktan sonra bi kolaylik var!
yaabanci ellerdeysen bilirsin dilini gelistirmen gerektigini.alirsin eline bi gramer yada sözlük.iki kelime ögrenir.cocuklar gibi sevinirsin sonrada.
anneysen eger bilirsin daha güclü olmalisin.cocugunla daha cok zaman gecirirsin.bazen cok olmasada daha verimli.kendini suclu hissedersin sitresini ona yansittigini düsünüp-vicdan azabini hafifletmek adina ya ona bi hediye alir ya bi cikolata verir yada öpücüklere bogarsin.yerini alir mi acep ona yansitilan sitresin bu ufak seyler.kendi cocukluguna gidersin aliyomuydu yerini yoksa derin izler mi birakiyodu cocuk kalbinde...karisik.kimini unuttursada annenin bi öpücügü hatta sefkat dolu bakisi.kimini unutturamiyodu.
suclarsin kendini.anneligini sorgularsin.yeni kararlar alir, sözler verirsin kendine.
hayat iste.yeni baslangiclarla devam eder.yeni umutlarla.leptopunu alip oglunu yatirmaya gitmek suc olsada;hayat yeni baslangiclarla yeni umutlarla bütün olumsuzluklara ragmen devam eder

19 Ağustos 2011 Cuma

ondokuzuncu ay


Taham ondokuz aylik oldu.zaman nasilda geciverdi.oglusumun 2 olmasina cok az bir zaman kaldi.onbes ayliktan sonra tadindan yenmiyo bu cocuklar.insanin üzerinden yükleri kalkiyo sanki bebeklik günlerine göre.ne istedigini anlatabiliyo sözle olmasada gözle,hareketle.
bakalim taha son zamanlarda neler yapiyomus..
her sabah tv kumandasini getirip anne,anneee.biraz bekliyo..gayyuuuu.biraz daha bekliyo...ac ac...biraz daha bekliyo ve basliyo aglamaya aaaccc,ac:))
uyanir uyanmaz coraplarini eline alip odanin kapisina kosuya ac ac.
kuzeninden ögrendi bu kelimeyi yalniz cok fazla kullaniyo.biktiriyo insani.acmiyorum iste.acmicam:))))))
leptopu getirip önce annesine yag yakma babinda öpcükler kondurarak yine cailloyu acmami istiyo.sarkisini bile söylüyo artik.digidigidigi digi gaaaayyu.digidigidigidigi gaaayyuu.:))
artik yemegini kendisi yemek istiyo.acikinca mutfaga kosup buzdolabina sünüyo iih iihhh diye.su istemeyi biliyo artik.cu diyo.süte de sü diyo.sütü cok fazla icmiyo sadece meyveli olanlari.hala puding yemeyi cok seviyo.patatesin her türlüsünü seviyo.meyveyle aramiz yok.bulgurla yapilan her türlü köfteye bayiliyoruz.ve koca bir adam gibi aci yiyebiliyoruz.
evcilik oynamayida ögretiyorum oglusuma.kayyusunu yada ayicigini ayaginda uyutuyo.eee eee ee diyerekten.sonra oyuncak bardaklardan cay icip
kikirdiyoruz.birde kovalamaca oynamayi cok seviyo kuzucuk.hayvancilik oynamayida unutmayalim.o köpek oluyo ben kedi.yerde sürünüyoruz ana ogul.
kayseride yolda yerde gördügü bir yün parcasinida köpek sanip hav hav demisti.simdide benim amigurumilerin icine doldurdugum elyafa havliyo minigim.
her gördügü hayvana hav hav diyo.komsunun kedisini yakalamaya calisiyo hav diyerek.kayseride anneannesinin bahcesinde ögrendi kedi sevmeyide.mutfaga gelip dolaptan sütü alip kedilerin yemek kaplarina döküyodu.eline verdigimiz ekmegi minicik parmaklariyla koparip kedilere veriyodu.
gecen günde göle gittik cekirdek aile olarak.(kalabaligi sevsemde hasretim ben cekirdek aileye)göldede ördeklere ekmek ve cubuk kraker verdi oglusum.
artik kelimeleri benzetiyo.ama bir defa dedigini bazen bir daha söyletemiyosun.gecenlerde allah allah dedi.meraba dedi.
ilk namazimizida kildik.cekmeceden seccadeyi aliyo.popo havada alin secdede.sonra seccadeyi alip öcü yapiyo kafasina geciriyo:))
ne cabuk büyüdü bebegim.bir yandan hemen büyüsede beraber sunlari yapsak bunlari yapsak,ona sunlari ögretsem,su oyunlari oynasak diye hayal kurarken; bir yandanda büyümesin istiyorum.onun bu bebek hallerine doyamadan büyümesin.doyasiya yasayalim bebekligini..
oglusum...
benim dünyam...
seni bana verene binlerce tesekkür...

15 Ağustos 2011 Pazartesi

bazen

bazen konusmak istersin.hic susmadan.hic usanmadan.sadece konusmak.sonu gelmeyen uzun cümleler kurmak.bazen cümleler dökülüverir ardi arkasi kesilmeden.bazense yüregini dolduran cümleler yüreginde kalir.tek kelime edemezsin.oysa bilirsin iki cümle kursan hafifleyecek yüregin.ama yapamazsin.yüregini dolduran cümleler yüreginde kalir.
nedendir bu suskunluk.anlasilamama korkusu mu?
bazen birine güzel bi cümle kurarsin sonra ayni cümle alay edercesine o birinden sana geri dönerde pisman olursun bütün o güzel duygular icin.kurdugun cümleyi keske kurmasaydim dersin.
bazen o biri en yakinidir da bunu kaldiramaz yüregin..susar.sadece susar..
bazen susmakta yetmez insana tipki konusmanin yetmedigi gibi..
peki insan konusamadigi vede susamadigi zaman ne yapar?yüregini nasil hafifletir?

2 Ağustos 2011 Salı

Eski Ramazanlar


Cocuklugumda baskaydi ramazanlarin tadi.cocuklugun verdigi safliktan temizliktenmidir bilinmez her insan der bunu cocukken farkliydi diye.sirf ramazan icin degil hersey icin böyle.cocukken farkli...

Simdi ben büyüdüm ve o tadi bulamiyorum.Ama simdide cocugumun cocukluk yillari.bu günlerde onun icin farkli olucak sanirim.onun icin anlamli olucak.gerci daha bu günleri hatirlayacak kadar büyük degil ama olsun ne kaldi surda iki sene sonra hatirlamaya baslar:))

cocukluk yillarimda her sey gibi ramazanlarinda tadi baskaydi.Ramazan demek oruc tutmak demekti.oruc tutmak demek tuttugun arucu satip harclik almak demekti.bu sadece ic anadoluya has biseymi bilmiyorum.bizim oralarda cocuklar tuttuklari orucu büyüklerine satarlar.anne baba dede amca dayi gibi.birde baba yada dedesi onu ödül olarak boynunda tasir.ben cocukken cok zayiftim ve dayanamazdim oruca.ilk tuttugum senelerdede kimse görmeden yemistim:))

benim babam manavdi.ramazan günleri aksam üzerileri dükkan cok kalabalik oldugu icin yardima giderdik.nede güzel kokardi o ramazan pideleri.pideleri ekmek dolabina dizerken caktirmadan kirintilarini agzina atmak nede lezzeli gelirdi oruc agzina insanin.yada annemin pisirdigi gözlemelerin kenearin agzina atmak annem görüncede unutmusum oruc oldugumu demek:)

Ramazanin iftarlari güzeldide sahura kalkmak olmasa.o güzelim uykundan uyanmak nede zor gelirdi.birde kis günü.hava soguk.her gece ramazan davulcusunu görecegim diye bu gece uyumayacam yoksa göremiyom der sonra uykuya yenik düserdim.hele davulu duyup kalktiysan ve perdeyi aralayipta uzaktan gördüysen davulcuyu.gün senin günün.herkese anlatirsin ben davulcu gördüm diye.simdi ne komik geliyo ama o zamanlar ne eglenceli ne önemliydi.

O zamanlar hazir sahur sofrasina kalkip oturmaya üsenirken simdi yalniz basima sahur yapiyorum.Hemde3 ü cekirdek 3ü kabuk olmak üzere alti kisilik kalabalik bir ailede.Sevdicegim sahura kalkmayi sevmiyo.öyle alismis.yatmadan sularini icip onu sahur saymaya.Benim oburlugumla alakali degil bu sahur özlemim.sanki ramazanin anlami gibi.sanki o olmadan omaz gibi.ramazan anlasilmaz, yasanmaz gibi.helede almanyada ezanin camiden degil namaz saatinden dinlendigi bir yerde.sahurda olmazsa...

Sonra benim cocuklugumda ramazan demek kuran demekti.namaz demekti.annemin en az on kere "vakti giren namazinizi eda ettiniz mi?" sorusuna maruz kalmak demekti.o zamanlar anneme kizarken simdide demeyenlere kiziyorum.

Alin secdeye degmeden hic ramazan "ramazan" olur mu?

19 Haziran 2011 Pazar

son yolculuk hazirliklari


Yola cikmamiza 12 saatten az bi zaman kala son hazirliklari yapmakla mesgulken blogumuda ihmal etmeyeyim dedim.öncelikle yolda bize eslik etmesi icin mini mini minnacik bir kayyu örüldü.aslinda bu örülen boyun iki kati büyüklügündeydi hayalimdeki ama kemik rengi ipimin cok az olusundan bu ebatlarda oldu.iyikide oldu cünkü cok sirin:))birde bize yolda eslik edecek olan halka puaca pisirildi.aslinda pisiriliyo.henüz pismedi.tepsideki haliyle fotograflandi ama.

Saat gecenin 12sini 15 geciyo ve acemi anne Taha´s mama yol azigini yeni pisiriyo.hemde katlanmayi bekleyen bi makina camasiri var daha.gece uzun nede olsa.sabaha cook var:))
Bütün bu isleri yaparken kah hüzünleniyo kah agliyo kah gülüyo.buruk bir sevinc icindeki.Zor olan sevdiceginden ayrilmak mi yoksa sevdikleriyle bulusmanin heyecani agirmi geldi yüregine kestiremiyo.Zaman akip giderken hayaller kuruyo.Hala cocuk kalabilmek ,hala hayallerle mutlu olabilmek güzel diye icinden.bazen bahcede cay icerken buluyo kendini,bazen bi dost sohbetinde,bazen yolculukta kuzucuguyla oyunlar oynarken yada didisirken "yapma taha etme taha gitme taha".Hayir bu böyle olmamamali."yap taha et taha git taha.cünkü sen cocuksun taha.cünkü sen benim minigimsin taha.cünkü sen benim herseyimsin taha"her ne kadar bugün beni cok yorsanda.biraz bagrissakta birbirimize.sen yinede yap taha..
Yarin bu saatler..baska bir ülke..baska bir sehir..ve muhtemelen yine su anda oldugu gibi baska bi mutfakta ama ayni pozisyonda oturuyo olucam.ayni pozisyon;sirtimi mutfak dolabina yaslamis,ayaklari uzatmis vebirini digerinin üzerine atmis.belki elimde bir bardak cay olabilir farkli olarak.vede büyük ihtimalle haticemin demledigi.kardes kokan.sevgi kokan.hasret kokan.

Ben cocuklugumdan beri böyleyim.ödevlerimi tenefüs aralarinda yapar,yazilim sözlüm varsa saati sabah ezanina kurar(ne olacaksa aksam bi saat gec yatip calissam:)  )genelliklede uykuya yenik düsüp okul yolunda otobüste calisan,otobüse hep son dakka kosarak yetisen biri.simdide degisen bise yok galiba yine son dakkaya biraktim hazrliklarimi.ama bu sefer bahanem var.Tahamdan firsat bulamadim.hem aliskin degilim ben öyle yolculuklara.gitmelere gelmelere.yeni yeni alisiyorum.
simdi desemki size bi kadin en cok ne zaman sefkate ihtiyac duyar?cevabiniz ne olurdu bilmiyorum ama siklarin arasina yolculuga cikarkeni eklemek gerek bence.su ana öyle bi ruh halindeyimki.ilgi istiyorum sefkat istiyorum.hüznümün sebebi ayrilikmi yoksa kavusmakmi bilmiyorum.sevdicegimden ayrilip sevdiklerime kavusuyorum.belkide kalbimin kaldiramadigi yük bu iki zit duygunun ayni anda yasaniyo olmasindandir.
mutfakta isim bitti.camasir sepetimle birlikte odamin yolunu tutuyorum.ama hala karar vermis degilim sabah mi katlasam camasirlari:)))))

8 Haziran 2011 Çarşamba

Dua



Insan ne zaman korkar telefonu eline almaya?
Kötü haber duymaktan korktugu zaman mi?
Ablam gözünden ameliyat olucak.
Ve ben telefonu elime almaya korkuyorum..
Hastane odalari,ameliyathaneler ürpertir oldu beni..
Ve buna ragmen ne az sükrediyoruz sagligimiza..
Ne az hatirliyoruz hasta insanlari..
Ve ne az dua ediyoruz hastalara, düskünlere..

5 Haziran 2011 Pazar

yorgun


Taha`s mama bugünlerde yorgun.Anneysen eger yorulmaya pekde hakkin yok aslinda.Ve anneligin en güzel tarafi umudun bittigi anda icten ve sefkat dolu bir sesle sana seslenen minik bir kuzunun sesidir."annee"ve ardindan yanagina konan öpücük.
Taha`s mama yorgun.umudun tükendigi yerde kuzucuguyla basbasa...

17 Mayıs 2011 Salı

sorular sorular





Sevgiden mi gelir kiskanclik?Yoksa sedece sahiplenme duygusundan midir?Peki dozunu ayarlamak mümkün müdür bu kiskancligin?Birine bagli olmakla bagimli olmak arasinda ince bir cizgi mi vardir?Peki bu kargasayi cözecek olan nedir?Güven midir?Peki ya güven.O nedir?Karsi taraflami alakalidir yoksa kisinin kendisiylemi?